
Divriği seyahati için gezilecek yerler, rota önerileri, konaklama ve pratik tatil ipuçları.
Sivas'ın doğusunda, tarih ve doğanın iç içe geçtiği bir hazine var: Divriği. Anadolu’nun en etkileyici Selçuklu eserlerine ev sahipliği yapan bu şirin ilçe, aynı zamanda huzurlu doğası ve keşfedilmeyi bekleyen antik kalıntılarıyla da unutulmaz bir gezi vaat ediyor. Eğer yolunuz Sivas’a düştüyse ya da sıradan bir tatilden sıyrılıp kültür ve doğa dolu bir maceraya atılmak istiyorsanız, Divriği tam size göre. İşte size bu büyüleyici ilçeyi keşfetmeniz için kapsamlı bir rehber.
Divriği'ye ulaşım oldukça kolaydır. İlçeye en yakın havalimanı Sivas Nuri Demirağ Havalimanı'dır. Havalimanından Divriği'ye ulaşmak için araç kiralayabilir veya Sivas şehir merkezine geçerek buradan otobüs ya da tren seferlerini kullanabilirsiniz. Özellikle tren yolculuğu, Doğu Ekspresi'nin güzergahında yer alması sebebiyle son yıllarda oldukça popüler hale gelmiştir. Kendi aracınızla gelmeyi planlıyorsanız, Sivas-Malatya kara yolu üzerinden yaklaşık 2 saatlik keyifli bir sürüş sizi Divriği'ye ulaştıracaktır. İlçe içi ulaşım ise yürüyerek ya da kısa mesafeli taksi yolculuklarıyla rahatlıkla sağlanabilir.
Divriği denilince akla gelen ilk ve en önemli yapı hiç kuşkusuz Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'dır. 1228-1229 yıllarında Mengücek Beyliği döneminde inşa edilen bu eşsiz yapı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almakla kalmayıp, Anadolu Selçuklu taş işçiliğinin zirvesi olarak kabul edilir. Özellikle kuzey, batı ve doğu cephelerindeki birbirinden farklı üç anıtsal taç kapı, adeta bir taş dantelini andırır. Geometrik desenler, bitkisel motifler ve sembolik figürlerle süslü bu kapılar, ziyaretçilerini büyülemeye yetiyor. İç mekandaki ahşap işçiliği ve sade ama etkileyici atmosfer ise ayrı bir huzur veriyor. Camii'nin hemen bitişiğindeki Darüşşifa (hastane) ise döneminin en önemli sağlık merkezlerinden biriydi. Bu yapıyı gezerken, 8 asır öncesinin mimari dehasına tanıklık ettiğinizi hissedeceksiniz.
İlçe merkezine hakim bir tepe üzerinde yükselen Divriği Kalesi, ziyaretçilerine hem tarihi bir yolculuk hem de muhteşem bir panoramik manzara sunar. Kalenin kesin yapım tarihi bilinmemekle birlikte, Roma, Bizans ve Selçuklu dönemlerinde kullanıldığı tahmin edilmektedir. Günümüze ulaşan sur kalıntıları ve burçları arasında dolaşırken, Divriği’nin gelişimini ve stratejik önemini daha iyi anlayabilirsiniz. Kaleye tırmanış biraz yorucu olsa da, zirvede sizi bekleyen eşsiz manzara tüm yorgunluğunuzu unutturacaktır. Özellikle gün batımında buradan Ulu Camii'nin silüetini izlemek unutulmaz bir anı olacaktır.
İlçenin kültürel birikimini yakından tanımak için Divriği Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Müzede, çevredeki antik yerleşimlerden getirilen arkeolojik eserlerin yanı sıra, yöresel kıyafetler, takılar, el dokumaları ve günlük hayatta kullanılan etnografik objeler sergilenmektedir. Bu eserler, Divriği ve çevresinin binlerce yıllık tarihine ışık tutarken, bölgenin zengin kültürel dokusunu da gözler önüne seriyor. Müze, Ulu Camii gezisinden sonra uğranacak en ideal durak noktalarından biridir.
Tarih meraklıları için Divriği’nin gizli kalmış hazinelerinden biri de Kesdoğan Köyü Kaya Mezarları'dır. İlçe merkezine birkaç kilometre uzaklıktaki bu antik mezarlar, Roma dönemine ait olup kayaların oyulmasıyla oluşturulmuştur. Bölgedeki vadi yamaçlarında yer alan bu etkileyici yapılar, dönemin ölü gömme gelenekleri hakkında fikir verirken, aynı zamanda doğa yürüyüşü yapmak için de güzel bir rotadır. Tarihi kalıntılar arasında dolaşırken kendinizi adeta bir arkeolog gibi hissedeceksiniz.
Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyenler için Çaltı Çayı ve Mesire Alanı biçilmiş kaftandır. İlçe merkezine yakın bir konumda yer alan bu alan, yemyeşil ağaçlar ve berrak akan çayın sesi eşliğinde piknik yapmak, yürüyüşe çıkmak veya sadece dinlenmek için idealdir. Özellikle yaz aylarında serinlemek ve keyifli vakit geçirmek için bölge halkının da sıkça tercih ettiği bir noktadır. Yanınıza bir örtü ve sevdiklerinizle paylaşacağınız bir sepet hazırlayarak burada huzurlu bir öğle sonrası geçirebilirsiniz.
Doğa tutkunları için Divriği’nin saklı güzelliklerinden biri de Yukarı Çöplü Köyü Şelalesi'dir. Biraz keşif ruhu gerektiren bu rota, sizi yemyeşil bir vadi içinde saklı kalmış, serin suları ve etkileyici manzarasıyla büyüleyen bir şelaleye götürür. Doğal güzelliği bozulmamış bu noktada fotoğraf çekmek ve doğanın tadını çıkarmak mümkündür. Şelaleye ulaşmak için biraz yürümeniz gerekse de, karşılaşacağınız manzara tüm çabanıza değecektir.
Divriği, henüz büyük otel zincirlerinin bulunmadığı, butik ve yerel konaklama seçeneklerinin ön planda olduğu bir ilçedir. İlçe merkezinde birkaç adet belediye oteli ve özel misafirhane bulunmaktadır. Bu işletmeler genellikle temiz ve konforlu odalarıyla bilinir. Daha otantik bir deneyim yaşamak isterseniz, çevredeki köylerde yer alan taş evlerden dönüştürülmüş butik konaklama yerlerini de tercih edebilirsiniz. Konaklama rezervasyonunuzu özellikle bahar ve sonbahar aylarında, yani bölgeyi ziyaret etmek için en ideal zamanlarda önceden yapmanız tavsiye edilir.
Divriği, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan, tarihi ve doğal güzellikleriyle sizi bekleyen bir destinasyon. Bu rehber eşliğinde yapacağınız bir gezi, size unutulmaz anılar ve keşfetmenin verdiği eşsiz bir haz bırakacaktır. Şimdiden iyi yolculuklar!